hasta bakıcı ankara, ankara hasta bakıcı, hasta bakımı, hasta bakıcı, yaşlı bakıcı ankara, yaşlı bakımı ankara, çocuk bakıcısı, çocuk bakımı ankara, bebek bakıcısı, hemşire hizmetleri, yoğun bakım hemşiresi

Yaşlıların ihtiyacı bakıcı personel

alzheimer hasta bakıcısı

Türkiye’nin yaşlıları en çok bunama ve Alzheimer’dan muzdarip. Uzmanlar, yaşlılığın bedensel, ruhsal ve toplumsal boyutları hakkında bilgilerle donatılmış ‘bakıcı’ personele ihtiyaç olduğunu söylüyor

Türkiye’nin ‘yaşlılık atlası’nı oluşturmak için 12 yıldır çalışan ve bu kapsamda 35 binin üzerinde insanla görüşen Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan ile Türkiye Gerontoloji Atlası (GEROATLAS) araştırması üzerine söyleşi yaptık. Araştırma; ekonomi, politika ve toplum açısından önemli bilgiler elde edilmesini sağlayarak, yüzbinlerce veriyi bir araya getirerek Türk insanı hakkında önemli bilgiler veriyor. Tufan’ın çalışmaları 2023’e kadar devam edecek.

100 yaşına varan insanlarla yaptığınız araştırma, ülkemizde bir ilk. Neden böyle bir araştırma yaptınız?
Buna iki türlü cevap verebilirim. Birincisi kişisel, diğeri bilimsel. Bu araştırmayı iyi ki yapmışız çünkü ön yargıları bozan çok şey öğrendik. Mesela yaşı 100 ve üzerindeki insanların pek çoğu kendi günlük işlerini kendileri yapabiliyor. Tabii çoğunun gözleri görmüyor ve kulakları işitmiyor. Araştırmanın bir de sosyolojik sonuçları var. Gözlemlerimize göre, yaşlılar içler acısı koşullarda yaşıyor. Üç yıl önce yayınladığımız ‘Birinci Türkiye Yaşlılık Raporu’na göre, 1960-2002 döneminde yaşlıların nüfustaki payı yüzde 3’ten yüzde 8’e çıktı. 2002-2009’da bu oran yüzde 11.2’ye fırladı. 50 yılda yüzde 5’lik artışa karşın 7 yılda yüzde 3’lük bir artış oldu.
Sosyal ilişkiler zayıf
– Yaşlıların aileleriyle de görüştünüz mü? 
Çoğunun ailesiyle görüştük. Yüzde 67’sinin evinde banyo yok. Tuvaleti evin dışında olanların oranı yüzde 50’yi aşıyor. Sıcak suyu bulunmayanların oranı yüzde 92. Çoğu teneke sobayla ısınıyor. Günlük işlerinde başkasının yardımına muhtaç olan yaşlılar arasında ihmal edilenler de var. Burada aileleri suçlamak istemiyorum. İhmalkârlığın arkasında kötü yaşam koşulları var. Bazı aileler büyükleri hayatta olduğu için mutlu, bazıları da durumdan şikâyetçi. Çoğunun sosyal ilişkileri zayıf, çünkü evdeki büyüğü bırakıp bir yere gidemiyorlar.
– Kendileri hakkında neler söylüyorlar? 
Yüzde 65’i mutlu olduğunu söylüyor. Yüzde 20’si hayattan bezmiş durumda. Yüzde 10’u yaşamanın bir anlamı kalmadığını düşünürken, yüzde 5’i artık ölmek istiyor.
– Bu grubu araştırırken en çok dikkatinizi çeken ne oldu?
Çoğunun Alzheimer hastası olduğunu gördük. Kesin sayılarını bilmemekle birlikte Türkiye’de 700-800 bin Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. Her ailenin ortalama dört kişiden meydana geldiğini kabul etsek, ortalama üç milyon kişiyi etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
– Bu konuda ne yapılmalı?
Yaşam süresi uzadıkça Alzheimer vakaları da çoğalıyor. Huzurevi sayıları artıyor ama sadece eli ve ayağı tutan, ekonomik gücü yerinde olan yaşlılara hizmet götürmek yeterli değil. Devletin özel sektörü teşvik eden yasal düzenlemeler yapması gerekiyor. Sadece Hastane ve klinikleri dikkate alan bir yönetmelikle, sorunların üstesinden gelinemez. Alzheimer hastası yaşlıların bakımını yapan kurumlara ihtiyacımız var. Yaşlılığın bedensel, ruhsal ve toplumsal boyutları hakkında bilgilerle donatılmış ‘bakıcı’ personele ihtiyacımız var.

Araştırmadan satır başları
– En büyük kaygıları, yatalak olmak.
– Yaşamın maddi yönüyle ilgilenmiyorlar.
– Yüzde 97’si öbür dünyaya inanıyor.
– Çoğu sigara ve Alkol kullanmıyor.
– Büyük kısmı et yemiyor, az kalorili yiyeceklerle besleniyorlar.
– Tanıdıklarının kendilerinden önce ölmesine üzülüyorlar. Yüzde 81’i kaybettiği eşini özlediğini belirtiyor.
– Çoğu 1. Dünya Savaşı, Cumhuriyetin kuruluşu ve Atatürk dönemi gibi tarihi süreçleri hatırlıyor. Hala aralarında güncel politikayı takip edenler var.

‘Depresyon belirtilerini reddediyorlar’
İnsan ömrü uzadıkça bunama sıklığı da artıyor. Bunama riski 65 yaşında yüzde 5’ken, her beş yılda risk ikiye katlanarak 85 yaş üzerinde yüzde 40-50’ye ulaşıyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayşegül Demirel, yaşlılarda sık görülen zihinsel hastalıklar hakkında bilgi verdi:
“Bunama, hastaların yüzde 50-75’inde ortaya çıkıyor. Uzak hafızanın korunduğu, yakın hafıza süreçlerinin bozulduğu bu hastalıkta yeni bilgilerin öğrenilmesinde ve kaydedilmesinde zorluk yaşanıyor. Kişi 30 yıl önceki bir anısını kolaylıkla anlatabilirken, bir gün önce kahvaltıda ne yediğini unutuyor. Eşyalarını koyduğu yeri bulamıyor, insanların ismini hatırlayamıyor, hatta zamanla yüzlerini tanımıyor. Hasta, unutkanlığın ileri dönemlerinde giyinip soyunma, yemek yeme gibi günlük aktivitelerini yerine getirmekte zorlanıyor. Huzursuzluk, agresif davranışlar, inatçılık ve şüphe görülüyor. İleri evrelerde hasta yakınlarını tanıyamıyor, konuşması azalıp bozuluyor. Ardından yatağa bağımlı hale geliyor.
Yaşlıların çoğu, depresyon belirtilerini inkar ediyor. Baş ağrısı, mide bulantısı, midede yanma, şişkinlik, yaygın vücut ağrısı gibi temelde ruhsal kaynaklı bedensel belirtiler yaşıyor. Konsantrasyonu azalıyor, ilgisi kayboluyor, yorgun hissediyor ve huzursuz oluyor.”

Profesyonel uzman kadro ile ankara hasta bakıcı ankara

Zirve Sağlık Danışmanlık ve Hasta Bakım Hizmetleri

Yaşlı Bakıcısı ankara, yaşlı bakıcı fiyatları, yaşlı bakımı, hasta bakıcı.

Ankara Hasta Bakıcı Ankara

hasta bakıcı ankara, hasta bakımı ankara, yaşlı bakıcı ankara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir